“`html
T24 Haber Merkezi
TBMM’de Irak ve Suriye’ye asker gönderme önergesi üzerine konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, AKP’nin IŞİD ile olan mücadelesini eleştirdi. Çakırözer, “Bu tezkere ile IŞİD’le mücadele deniyor ama burada bir samimiyet yok” ifadelerini kullandı.
Irak ve Suriye’ye asker göndermeyi öngören tezkerenin süresi, TBMM Genel Kurulu’nda onaylanarak 3 yıl daha uzatıldı. Tezkereye, AKP, MHP, Yeni Yol ve İYİ Parti “evet” oyu verirken, CHP ve DEM Parti “hayır” oyu kullandı.
CHP’li Çakırözer, tezkere görüşmelerinde yaptığı konuşmada, mevcut hükümetin terör örgütleriyle mücadelesini sorguladı. “Bu tezkerede IŞİD ile mücadele ediyoruz diyorlar ama bu iktidarın bu konuda samimi olduğunu düşünmüyorum” diyen Çakırözer, IŞİD’in Türkiye’deki saldırılarını hatırlatarak, “Bunları önlemek için ne yaptınız?” diye sordu.
Çakırözer’in sözleri şöyle devam etti:
“IŞİD, en kanlı saldırılarını sizin döneminizde gerçekleştirdi. Boşaltılan sınırlarımızdan rahatça giriş yaptılar. Reyhanlı’da 53, Diyarbakır’da 5, Suruç’ta 33 ve gar katliamında 103 vatandaşımız hayatını kaybetti. Tüm bunları önlemek için ne gibi tedbirler aldınız? Meclis tutanakları da ortada, biz CHP olarak sürekli ‘Terör saldırılarına yol açan hatalı politikaları inceleyelim’ önergesi verdik. MHP de ‘İhmaller araştırılmalı’ önergesi sundu. Ancak, hepsi AKP’nin oylarıyla reddedildi. Hangi mücadele hakkında konuşuyorsunuz?
“Samimiyet Eksikliği Var”
Geçtiğimiz günlerde 14 kişilik IŞİD üyesi bir ailenin Ankara’nın merkezinde rahatça dolaştığını ve bir cinayet işlediğini hatırlatan Çakırözer, “Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen hâlâ cezaevinde. Ancak, 46’şar kez ağır ceza almış IŞİD üyeleri serbest bırakılabiliyor” dedi. “Sınırlarımızın hemen ötesinde olana karşı önlem almadan önce, içimizdeki IŞİD ile mücadele etmek gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
“Tezkereniz Düşünülmeden Hazırlandı”
Tezkerenin gerekçe olarak PKK-PYD/YPG tehdidini öne çıkarmasına dikkat çeken Çakırözer, AKP yöneticilerinin değişen tutumlarını eleştirdi. “Tezkerede ülkemizin ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğundan bahsediliyor. Ancak bu ifadeler ile hükümetin eylemleri arasında büyük bir tutarsızlık söz konusu. İlk olarak Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Suriye Demokratik Güçleri’ (SDG) ifadesini kullanıyor. Ancak SDG’nin kim olduğuna bakıldığında, bu terimin ABD’nin koyduğu bir isim olduğu görülüyor” şeklinde konuştu.
“Tehditler Sözde Kaldı”
Çakırözer, Washington’da Trump’la yapılan görüşmelere ve yapılan tavizlere dikkat çekerek, “Burada milli güvenlik konularını gündeme getirmiyor, ancak kabine toplantılarında bu meseleyi ele alıyorsunuz. Bütün bunlar sizlerin samimiyetsiz olduğunu gösteriyor.” dedi.
Çakırözer, tezkere gerekçeleri içinde yer alan ‘kitlesel göç’ maddesine de tepkisini dile getirdi.
“Her seferinde ‘göçe karşı güvenlik sağlayacağız’ diyorsunuz ama aslında koruduğunuz güvenlik Avrupa’nın. 5 milyon Suriyeli ülkemize girdi. Ne yapıldı? Hepsine göz yummakla yetindiniz. Şimdi yeni yetkiler isterken, önce millete hesap vermelisiniz” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Seçimlerinin Önemi
Çakırözer, Suriye’nin geleceğinin Türkiye ve bölgesi açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, şu şekilde uyardı:
“Suriye, bölgedeki istikrarsızlık kaynağı olmamalı ve ülkede yaşayan herkesin, tüm etnik grupların temsil edildiği bir yönetim olmalıdır. İnsan hak ve özgürlüklerinin korunması için Şam yönetimine destek verilmelidir ama geçmişteki hatalardan ders alarak hareket etmeliyiz. KKTC seçimlerinde halkımızın verdiği mesaj da çok önemli. Hükümete Kıbrıs’ta gereken dersi verilmiştir. Gelecekteki iktidarımızda, adalet, demokrasi ve özgürlüklerin hâkim olduğu bir Türkiye’yi inşa etme amacımız var”
“`