Singapur’daki eğitim sisteminde zorbalık vakalarına karşı alınan önlemler gün geçtikçe daha da sertleşiyor. Son olarak parlamentoda gerçekleştirilen oturumlarda, okullarda artan fiziksel ve siber zorbalık olaylarına karşı daha etkili ve caydırıcı yöntemlerin geliştirilmesi gündeme geldi. Eğitim Bakanı Desmond Lee, zorbalığın “ciddi ve kalıcı etkiler bırakan bir sorun” olduğunu belirterek, belli şartlar altında erkek öğrencilere sopa cezasının uygulanabileceğini açıkladı.
Uygulamanın yalnızca “son çare” olarak devreye sokulacağını vurgulayan Bakan Lee, cezanın uygulanabilmesi için okul müdürünün onayının alınması gerektiğini ve sürecin yalnızca yetkili öğretmenler tarafından, sıkı güvenlik önlemleri altında yürütüleceğini ifade etti. Yeni düzenlemeye göre sopa cezası, yalnızca 9 yaş ve üzerindeki erkek öğrencileri kapsayacak. Kız öğrenciler ise mevcut yasalara göre farklı disiplin yaptırımlarıyla karşılaşacak; bu yaptırımlar arasında okuldan uzaklaştırma, gözaltı ya da davranış notunun düşürülmesi gibi cezalar bulunuyor.
Aslında Singapur’da sopa cezası yeni bir uygulama değil. Ülkede 50 yaş altında bulunan erkek suçlulara, soygun, dolandırıcılık ve vize ihlali gibi suçlardan dolayı fiziksel ceza verilebiliyor. Ancak bu uygulamanın eğitim kurumlarına getirilmesi, kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı.
Bu karar, uluslararası insan hakları ve çocuk koruma kuruluşlarının tepkisine yol açtı. Özellikle UNICEF, çocuklara yönelik fiziksel cezaların, hem psikolojik hem de gelişimsel açıdan ciddi zararlar verdiğini belirterek, bu tür uygulamalara uzun süredir karşı çıktığını ifade etti. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan son raporlar, bedensel cezaların dünya genelinde yaygın olduğunu ve bunun çocukların ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ortaya koydu.
Tüm bu tartışmalar ışığında, Singapur’un yeni yaklaşımı, “disiplin mi yoksa aşırı müdahale mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.