Ankara’nın hızla gelişen bölgelerinden biri olan Çayyolu, son dönemde artan imar tartışmalarıyla gündeme geliyor. Eğitim alanlarının ticari faaliyetlere açılması, yükselen gökdelenler ve büyüyen nüfus baskısı, bölgeyi “rant koridoru” iddialarının merkezine yerleştirmiş durumda. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bölgedeki dönüşümün kamu yararından uzaklaştığını belirterek, Çayyolu’nun bir “rant koridoruna” dönüştüğünü vurguladı.
Çayyolu, Alacaatlı, Beytepe ve Dodurga hattında son yıllarda yapılan imar planı değişikliklerinin, bölgenin düşük yoğunluklu yaşam dokusunu tehdit ettiğine dikkat çekiliyor. Candan, emsal artışları, kamusal alanların ticarete açılması ve yüksek katlı yapıların artışının, bölgedeki nüfus yoğunluğunu artırdığını ifade etti.
11 mahalle muhtarının ortaklaşa düzenlediği “Çayyolu Nasıl Kuruldu?” etkinliğinde konuşan uzmanlar, bölgenin başlangıçta “yaşam odaklı” olarak planlandığını; ancak zamanla rant baskısının arttığını belirtti. Panelde, özellikle 2007 yılından sonra gerçekleştirilen plan değişikliklerinin Çayyolu’nun kimliğini ciddi şekilde dönüştürdüğü vurgulandı.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin son 10 yıl içinde bölgedeki imar kararlarına karşı 100’den fazla hukuki süreç yürüttüğü ifade edilirken, son dönemde belediye meclislerinden geçen yeni plan değişiklikleri tartışmaları alevlendirdi. Eğitim alanı ve itfaiye hizmet alanı olarak belirlenen bazı parsellerin ticaret alanına dönüştürülmesi, bölge sakinleri ve meslek örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Candan, özellikle Alacaatlı’da nüfusun son yıllarda hızla arttığını, plansız büyümenin ulaşım, altyapı ve yaşam kalitesi üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu savundu. Bölgedeki yeşil alanlar ve eski kooperatif bölgeleri de yoğun yapılaşma tehdidi altında bulunuyor. Uzmanlara göre Çayyolu’ndaki dönüşüm, yalnızca bir imar tartışması değil, aynı zamanda Ankara’nın gelecekteki kentleşme modeli açısından da kritik bir örnek teşkil ediyor.